Wêje û Zimanê Kurdî / Kürt Dili ve Edebiyatı / Wêj
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

Bitlisli Büyük Kürt Alim  Sadrettin Yüksel ve Meşhur Çocukları

Bitlisli Büyük Kürt Alim Sadrettin Yüksel ve Meşhur Çocukları

Tarih 28 Ocak 2015, 20:54 Editör Yönetici-Editör

Bitlisli Büyük Kürt Alim Sadrettin Yüksel ve Meşhur Çocukları

Son Kürt Alimlerinden Sadrettin Yüksel ve Meşhur Çocukları

 1920 yılında Konya’da doğdu. - 25 Aralık 2004’de vefat etti. Ailesi Kürdistan’ın Bitlis şehrinden gelip Konya'ya yerleşmiştir. 11 yaşında medresede eğitime başladı. Memuriyet hayatına Siirt'in Baykan ilçesinde müftü olarak başladı. Müftülüğü sırasında İşârâtu'l-Î'câz tefsirini yayına hazırladı. Sonra müftülük görevinden istifa edip Norşin'e dönerek ders vermeye başladı. 1964 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Kur'an-ı Kerîm meâl ve tefsiri hazırlamakla görevlendirildi. Fakat bu proje yarım kaldı. 1966 yılı sonunda ailesiyle birlikte İstanbul'a taşındı. Gönenli Mehmed Efendi ve İsmail Ağa Kur'an kursu'nda Arapça İslâmî ilimler okuttu. 1968 yılında Diyanet tarafından İstanbul merkez vaizliği'ne atandı. 1975 yılında bu görevden istifa etti. Evli ve Metin Yüksel, Edip Yüksel, Müfid Yüksel ve Nedim Yüksel dahil yedi çocuk babası olup Arapça ve Farsça dillerini biliyordu. Sadrettin Yüksel, 25 Aralık 2004 tarihinde vefaat etti.

Görüşleri:

Sadrettin Yüksel, Ehli Sünnet İslâm fıkıh âlimi olarak Ehli Sünnet görüşlerini savunmuştur. Tasavvuf görüşlerinde İsmail Ağa Cemaati'ne bağlı olan Yüksel, yazılarında İslâm birliğini bozmak için ortaya çıkarıldığına inandıği Selefîliğe karşı yazılar yazmıştır.

Edip Yüksel:

 (1957, Bitlis), Kürt[1][2] asıllı araştırmacı ve yazar. ABD'de yaşamaktadır.

Hayatı:

Sadrettin Yüksel'in oğlu ve Şehit Metin Yüksel ile Yeni Şafak Gazetesi Yazarı Müfid Yüksel'in kardeşidir. Bu aile Kürt asıllıdır. 12 Eylül darbesi öncesi İstanbul Akıncılar Derneği bünyesinde etkinliklerde bulundu. Darbeden sonra yargılandı.

1986 tarihinde hadis, sünnet ve icmayı (müctehidlerin görüş birliği) mezhepçi öğretiler ve Allah'ın hükmüne ortak koşmak olarak gören "reformist" düşüncelerini yaymaya başladı. Bu düşünceleri nedeniyle babasının da dahil olduğu bir dînî kesim tarafından "mürted" (dinden dönen) ilan edilince[5] ABD'ye göçtü ve Reşad Halife'nin öğrencisi oldu. Düşüncelerini yaymak için bazı Web siteleri oluşturdu ve kitaplar yazdı. Türkiye'de çeşitli tartışma programlarına katıldı. Hukuk ve felsefe alanında lisans diploması olan Yüksel, Arizona'da bir yüksek öğrenim kurumunda yarı zamanlı olarak felsefe hocalığı yapmaktadır. Evli ve iki erkek çocuk babasıdır.

Kitapları

Türkçe kitapları

  • Kur'an en büyük mucize
  • Yusuf'un 40. emri (şiir)
  • Kur'an'da demirin kimyasal esrarı
  • Kur'an: Görülen mucize
  • İlginç sorular-1
  • İlginç sorular-2
  • Kitap okumanın zararları (%20 mizah katkılı)
  • Sakıncalı yazılar
  • Müslüman din adamlarına 19 soru
  • Türkçe Kur'an çevirilerindeki hatalar
  • Üzerinde 19 var
  • Demokrasi/Oligarşi/Teokrasi
  • Asal tartışma
  • Mesaj: Kur'an çevirisi
  • Mor mektuplar
  • Hıristiyan din adamlarına 19 soru
  • Takanlar ve takılanlar (türban nedir, ne değildir?)

İngilizce kitapları

  • 19 questions for Muslim scholars
  • Test your Quranic knowledge
  • 19 questions for Christian clergy
  • An unconventional skirmish on "unintentional" lies
  • Unorthodox articles
  • The prime argument
  • Running like zebras: An Internet debate
  • Miscellanous articles on philosophy and law
  • Quran: A reformist translation (iki yazarla birlikte)
  • Manifesto for Islamic reform

 

EDİP YÜKSEL BİR KONUŞMASINDA ŞUNLARI SÖYLEMİŞTİR:

SAMİMİYETİNİ ÖLÇECEK BİR SORU: “Ben Kürtler için istediğimin aynısını hatta biraz fazlasını Türk kardeşlerim için istiyorum. Sen Türkler için istediğinin aynısını Kürt kardeşlerin için istiyor musun?” Eğer bu soruma kıvırmadan, ama-mama ile çarpıtmadan “EVET” diye cevap veremiyorsan sen iddia ettiğin gibi adil bir kardeş değilsin; bir narsistsin, muhtemelen bir paranoyak ve az bir ihtimalle de olsa bir psikopat! — Edip Yüksel

EDİP: Bir yüzyıl boyunca bayrak sallayarak bir sürü melanet ve cinayet işlersen elbette o bayrağı görünce işkence, zulüm ve ölüm ile karşılaşanlar özgür olunca sallamayacaktır bayrağını. Bunda şaşılacak ne var? Daha birkaç yıl önce, Newroz bayramını yasaklamak için bayraklarını dalgalandıran polisler ve askerler Diyarbakırlıların nicesini dövdü, hapsetti, öldürdü. Eğer barış ortamı olursa, muhtemelen bir gün gelir, sen onların bayrağını onlar da senin bayrağını sallayacaktır. Kollarınız yoruluncaya kadar sallarsınız bayrakları  Örneğin, Arizona’da hem Federal devletin hem de Arizona eyaletinin bayrakları birlikte sallanır . (Edip zaten bazı paranoyaklar her taşın arkasında dış güçleri görüyor. Sen şimdi onlara iyi bir bahane verdin!)

UĞUR SÖZEN: Adamı yıllarca bayrakla dövmüşsün, “neden bayrak açmadın” diye ortalığı ayağa kaldırıyorsun. İşkence ile adamın dişlerini söküp “gülerken neden dişlerini göstermedin” demek gibi bir şey, korkunç.

UMUT CAN: Sen kendi inandigin seylerle celisen bir insanmissin bu surecle beraber bunu anladim artik seni takip etmeyecegim soylediklerin dogru olan seylerde yanlislarinla ucup gitti, sen zannediyormusunki baris gelecek ….

EDİP: Umut bazen ideolojiler ve dogmalar realitenin çelikten duvarına vurur. Veya günlerce karanlık mağarada yaşayan birisinin dışarıya çıkarken yaşadıklarını yaşıyorsun. Anlıyorum acını, anlıyorum. Benzeri bir sancıyı ben de çekmiştim. Ta 1980’lerde… Ama realitenin duvarı veya ışığı dogmalardaki hurafeleri paramparça edecek. Bir süre inkar edeceksin. Gözlerini yumup, daha önce ezberlediğin şarkıları terennüm edeceksin. Duvara veya ışığa söveceksin. Ama zamanla kapıdan çıkacaksın ve ışığa alışacaksın.

UMUT:  … hic laz ciktimi cerkes ciktimi arap ciktimi pomaklar ciktimi ozerlik diye , turk olmanin bu kadar asagilandigi bir zamanda hepsi gururla turkum diyor,

EDİP: Demek o halklar YA Kürtlere uygulanan yasaklara ve devlet terörüne sayılarının azlığından dolayı muhatap edilmediler VEYA tek-tipçi sömürgecilerin devşirme hapını tıka basa yediler. Afiyet olsun. Demek ki Kürtlere yediremediniz. Geçmiş olsun!

UMUT: benim hayal ettiğim “Ne mutlu Türküm diyene” diyerek kabaran bir gerizekalı Türk olmayan birisini zorla mutsuz etmediği bir ortamdır.

EDİP: Benim hayal ettiğim, hiç kimsenin dili, kültürü yasaklanmasın. Benim istediğim Türkiye’de yaşayan Türkler dışındaki halkların varlığı inkar edilmesin. Benim istediğim adalet, barış ve özgürlük.

UMUT CAN: “nevruzun ne olduğunu biliyormusunuz türklerle ilgili olduğunu?”

EDİP: Tam komedi. Herşeye sahip çıkıyorsunuz. Ülke sizin, deniz sizin, gökler sizin, nam sizin, mutluluk sizin. Şimdi de Kürtlerin bayramına gök koydunuz! İyi de daha düne kadar Türkiye’de Newroz yasaktı! Tansu Çiller’in başbakanlığı zamanında yasak kaldırıldı. Türkiye’de Türkçülük için yüzlerce kitap yazıldı, partiler pırtılar kuruldu, faşistler binlerce genci öldürdü, katliamlar yapıldı, enstitüler falan… Esir Türkleri kurtarmaktan Turan hayallerine kadar nice hayaller kuruldu. Hatta Türkleri emziren Romüs ve Romülüs hikayeleri bile ciddi ciddi anlatıldı. Kızılderililer de kurtulamadı bu Türkçülerden. Onlar da Türk yapıldı. Amazon nehri bile nasibini aldı. Onu taa Amerika’dan çalıp Amma Uzun yaptılar  (Bunların hepsi gerçek!).

Gördükleri her şeyi devşirmeye ve Türkleştirmeye çalışan bu ecdatperestler meğerse daha düne kadar Newroz’un bir Türk bayramı olduğunu bilmiyorlarmış! Newroz’a koydukları yasağı artık dayatamayınca birden bire keşfettiler o bayramı keşfetmekle kalmadılar. “Bu bayram meğer BİZİM bayramımızmış” diye sahip çıkmaya başladılar J

Ama bu kafa bir şeyi unutuyor. NewRoz iki kelimeden oluşur. New-Roz. Farsça ve Kürtçede Yeni Gün demek. Farsların ve Kürtlerin bayramını yıllarca yasaklama salaklığını gösterenler kavgayı kaybedince hırsızlığı denediler. Ama çaldıkları minareye kılıf bulamadılar, bulamayacaklar.

**

gectıo ışelbruz

by bahcelı bu kukremenı hukumete ortak oldugunda yapsaydın suspsus ecevıtın rahşanın kuyrugunda sesın cıkmadı somuncuoglunu dovdurdun sezer ı c.başkanı yaptın apoyu ıdamdan kurtardın nıye sesın cıkmadı buyumu yaptı san rahşan o zaman mhp en buyuk kotulugu sen yapıyorsun cekıl artık mıllet senı ıstemıyor bozkutlar sayende bozbaykuş oldu sen kım devletı ıdaer etmek kım bu sefet kk peşıne mı takılacan refarandumda takılmıştın zaten senden bır şey olmaz cekıl artık

Hepsi bos konusmaalmaata

Hukumetin yaptiklarina muhalefetten baska bir sey yok.Be adam birde sen cozum sunda bir bakalim iktidariniz zamaninda ne yaptinizki simdi ne yapacaksaniz.Laf salatasindan baska bir sey yok.Farzadelim iktidara geldiniz teroru nasil cozeceksiniz bi aciklasanizda duysak.Silahla deme 30 yildir cozulmedi sizin iktidariniz zamaninda o it yakalandi asamadiniz bile.Af kanununa karsi cikan mersin milletvekilini partiden ihrac ettiniz.Simdi siz neyi nasil cozeceksiniz merak ediyorum.

kayadibi

Terör biterse artık şehitler ölmez vatan bölünmez diyemeyeceksiniz artık pazarlarda piskivit satarsın çünkü bir tek şehitlerimizin kanıyla siyasette ayakta durabiliyordunuz bu da biterse işin yaş alacağın oy yüzde 3 onuda alabilirsen tabiki

musa1

İslam maskesi ile Türklüğe ve değerlerine saldıranlara- bayrağına, vatanına göz dikenlere ve kahramanlarına laf edenlere, katilleri evliya diye yutturanlara lanetin en büyüğü olsun- bu birşey değil Anayasanın ilk 4 maddesine elleyin işte o zaman seyreyleyin gümbürtüyü, anayasanın 4 maddesinin değişmesi teklif dahi edilemez, eden kim olursa olsun hiçbir meşruiyeti kalmaz ve türklerin meşru müdafaya hakkı doğar- aha meydan mecliste akp ve bdp büyük çoğunluk değiştirmezseniz namertsiniz.

ANTİŞOVEN

bahçeli haklı. sy başbakanım ne gereği vardı şimdi pkk yı bitirmenin.ne güzel düzenleri vardı.ne güzel şehit cenazeleri geliyordu.şimdi cenaze bitti oyda bitti.garibim ülkücüler işsiz kalacak.niye bu tekere çomak soktun ki.

**

EDIP: Savaş ortamında şeytan dans eder. Barışı desteklemem, ne AKP’yi ne de PKK’yi onayladığım anlamına gelir. DÜŞÜN! Barış her şeyin başıdır. Savaşta ne adaletten, ne Allah’tan, ne akıldan, ne mantıktan, ne özgürlükten söz edebilirsin. Zira savaşan insanlar büyük çoğunlukla bol hormonla hareket ederler ve düşünmeleri asgari düzeye iner. DÜŞÜN!

İSA KELEŞ: “… TÜRK BAYRAĞINA sahip çıksınalr”

EDİP: Bence önce insanımıza sahip çıkalım, çocuklarımıza, gençlerimize, analarımıza, babalarımıza, kardeşlerimize sahip çıkalım. İnsan hayatını ve mutluluğunu, özgürlük ve adaleti hiçe sayanların salladığı her bayrak vicdansız ve kanlı bir bez parçasıdır. DÜŞÜN.

MENDERES SOYDAN: “Edip bey,medinede isyan eden, islam toplumunu sırtından vuran Beni Nadir yahudilerini süürgün eden, Muhammed ve bu olayla ilgili ne düşünüyorsunuz? İslam ümmeti her fitneyi,ihaneti,münafıklığı yok mu saysın?”

EDİP: Sen TC’nin nesiller boyu süren inkârcı, devşirmeci, sömürgeci faşizmi ile Muhammed peygamberin Medine’deki adil ve barışçı uygulamasını birbirine karıştırıyorsan bence bir veterinere görün. Allah şifa versin. Selam.

 

Kaynak: Vikipedi, özgür ansiklopedi

 

Bu haber 7123 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

BIYOGRAFÎ / JÎNENÎGARÎ

Ehmedê Nalbend (1891-1963)

Ehmedê Nalbend (1891-1963) Ehmedê Nalbend (1891-1963)

Elî Herîrî

Elî Herîrî Helbestkarê kurmancan ê pêşîn yek jî Elî Herîrî ye.
Helbest Çi ye?12 Temmuz 2017

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

Tüm Hakları Saklıdır...
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi